skip to Main Content
Anadolu Tasavvuf Tarihine Notlar II

Anadolu Tasavvuf Tarihine Notlar II

Dinler, dış dünyaya yönelik öğretilerinden belki de çok daha fazlasını insanın iç dünyası için söylerler. İslam dini söz konusu olunca bu içte yatanı, insanın derûnî yönünüanlama üzerinde yoğunlaşan bilim dalına “tasavvuf” adı verilmiş ve bu yönde uzmanlaşanlar da “sufi”, “mutasavvıf”, “muhakkik” gibi isimler almışlardır. Bu özel ilim dalı, zaman içerisinde kendi müesseselerini kurarak İslam toplumlarını kültür, sanat, edebiyat ve bilim alanında etkileyen en önemli düşünce hareketi haline gelmiştir.

Türkler de İslam’a girişlerinden itibaren büyük oranda İslam dininin bu yorumunu benimsemişler ve bu sahada büyük ârifler yetiştirmişlerdir. Muhyiddin İbnü’l-Arabî, Hz. Mevlânâ gibi bu yolun büyük ustalarının, gönül ve maneviyat erlerinin Selçukluların ve akabinde Osmanlıların dünya görüşünü etkilemede oynadıkları fevkalade rolün yankıları, Anadolu’nun her tarafından irfan meclislerinin yükselmesi şeklinde olmuş ve bunun neticesinde Yûnus Emre, Niyâzî-i Mısrî, Eşrefoğlu Rûmî, Şeyh Gâlib gibi yüzlerce mütefekkir sufi ve evliyayetişmiştir. Osmanlı insanının zihniyet dünyası üzerinde düşünce arkeolojisi ile bir kazı yapan bütün araştırmacılar, derine indiklerinde hep tasavvuf isimli bu maneviyat ilmiyle karşı karşıyakalmışlardır.

Anadolu Tasavvuf Tarihine Notlar II, Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç’ın kaleminden Anadolu ve Rumeli irfanını besleyerek bu coğrafyaları kucaklayan tasavvuf ocaklarından Halvetî-Uşşâkîliğin tarihine ışık tutuyor, gönülde aşk derdine talip olanların eserlerine ve hayatlarına günümüz insanını aşina kılmaya çalışıyor.

Anadolu Tasavvuf Tarihine Notlar II

Satış Noktaları

Back To Top