Gönül Çerağını Uyandırmak

Gönül Çerağını Uyandırmak

“Kalbin, cilalı bir aynadır. Üzerinde biriken toz örtüsünü temizlemelisin, çünkü onun vazifesi ilahî sırların nurunu yansıtmaktır. Kalp âlemlerinin üzerinde, ‘yerin ve göğün nuru olan Allah’ın nuru’ parlamaya başladığında, kalbin çerağı uyanır. Kalbin çerağı; ‘bir fanus içindedir, o fanus da inciye benzer bir yıldız gibidir.’”

Tosun Bekir Bayraktaroğlu’nun sohbetlerinden derlenen Gönül Çerağını Uyandırmak kitabı ruhu hatırlama kıvamında olanlara irfan çerağını işaret ediyor. Ayrıca bir irşad vazifesi de gören bu sohbetler, Hakk’ı hiç unutmadan daima diri kalmak isteyenlere adeta bir davet niteliğinde…

Eşrefoğlu Rumi’ye, Abdulkadir-i Geylani’ye, Feridüddin Attar’ın Mantıku’t-Tayr’ına ve Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın Marifetname’sine sık sık atıfta bulunulan eser; bir talibin yola dair bilmesi ve dikkat etmesi gereken hususlardan, adap ve erkândan, tekâmül sürecinde geçtiği kapılardan bahsederek gönül şehrine girmek isteyenlere bir kapı aralıyor.

“…Sonra irfan çerağı kendiliğinden uyanır. Allah’ın sırlarının nuru üzerine parladığında, nasıl sönük kalabilir ki? Yalnızca ilahî sırların ışığı parlasa, sırların gece göğü binlerce yıldızla aydınlanır.

İlahî sırların çerağı içinizde uyanırsa, geri kalanı bir anda ya da azar azar zuhur edecektir. Bazılarınız zaten biliyor, bazılarınıza burada anlatacağız. Oku, dinle, anlamaya çalış. Şuursuzluğun karanlık seması, ufuklardan dökülen ilahî mevcudiyet ve dolunayın güzelliği ve huzuruyla aydınlanacaktır. Nur üstüne nur…”


Kitaptan Alıntılar

“Kalplerinizi arındırmak, ölü kalplerinizi diriltmek bu yoldaki en önemli vazifenizdir; çünkü kalp kendi varlık âleminizin sultanıdır.”
“Hasta kalbin canlanması ve iyileşmesi için ilk ve en önemli adım edeptir.”
“Cimriyseniz, dışarı çıkın ve tüm paranızı harcayın, güvenlik duygunuzu dehşete düşürün. Korkaksanız, korku hissinizi tetikleyecek tehlikelere atılın, ancak tedbiri ihmal etmeyin. Genellikle bu hastalıkların, zıddıyla tedavi edildiğini unutmayın.”
“Oruç, nafile ibadet, zikir ve tefekkür ile ibadet ve takvayı arttırın. Nefsinizle olan bu savaş ancak tefekkür eşliğinde başarılı olabilir.”
“Tefekkür, Rabbinin seni görüyor olması karşısındaki aktif farkındalık durumudur.”
“Hakikat ifade edildiğinde bile, sertçe söylendiği takdirde, başkalarını incitir. Dilini tatlı yap; bazen hakikat çok acıdır ve şeker ile kaplanması gerekir. Ne söylerseniz, kendi çıkarınız için değil, Allah'ın hatırı için söyleyin.”
“Her şey için şükredin ve günahlarınızdan dolayı utanın; o zaman tevazu sahibi olursunuz. Yere yakın olanın düşmesi, yüksekten düşenlerden çok daha az acı vericidir.”
“Şahsi hayatınızdaki gayenizin farkında olmak kendinizi bilmek için iyi bir başlangıçtır.”
“Kendinizi bilmek hakikati görmektir. Sadece kendinizi görmek körlüktür. Kendisini bilen kişi hem Halık’ına hem de bütün mahlûkata yaklaşır. Yalnızca kendisini gören ve kendisiyle meşgul olan kişi, Allah'tan uzaktır.”
“Ancak eğer ilahi nurun ışığıyla uyanırsanız, sonunda kendi hakikatinize uyanacaksınız.”
"Gece gündüz bakıyorum ve nuru görmüyorum," diyorsanız, bu, nurun yok olması değil, istek ve umut gözünün kapanmış olması demektir.
“Kalbin, cilalı bir aynadır. Üzerinde biriken toz örtüsünü temizlemelisin, çünkü onun vazifesi ilahi sırların nurunu yansıtmaktır. Kalp âlemlerinin üzerinde, "yerlerin ve göğün nuru olan Allah'ın nuru" parlamaya başladığında, kalbin çerağı uyanır. Kalbin çerağı; "bir fanus içindedir, o fanus da inciye benzer bir yıldız gibidir."

Satış Noktaları