Hermesler Hermesi

Hermesler Hermesi

Dinler tarihi, Felsefe tarihi ve Bilim tarihi disiplinlerini diyakronik olarak geriye götürdüğümüzde, her üç sahanın kesiştiği bir hem-zaman (senkronik) nokta üzerinde karşımıza çıkar “Hermes” figürü.

Ortaçağ’da, zaman zaman Mısırlıların Thoth’u, Yahudilerin Uhnuh’u, eski İranlıların Hûşeng’i, zaman zaman da Müslümanların İdris’i(as)  ile bir tutulmuş, hangi coğrafyada olursa olsun, insanlar onu insanlığa ilâhî bir mesaj getiren ve ilimlerin kurucusu bir peygamber olarak görmüşlerdir.

Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç, yüksek lisans tezi olarak hazırladığı bu eserde, konunun tarihî zeminini Hermes’in şahsiyeti etrafında inceliyor, bu tarihîliğin günümüze ulaşmış yazılı vesikaları olan Külliyat (Corpus Hermeticum)  hakkında detaylı bilgiler vererek bu tarihî zemin üzerine müstenid olan felsefe ve bilimlerin mahiyetlerini ve konunun hususi olarak Müslüman düşünürler ile irtibatını ele alıyor.

Hikmet tarihine bir katkı sunabilmek dileğiyle…


Kitaptan Alıntılar

"Farklı gelenek ve kültürlerde değişik isimler altında tezâhür eden bu figür daha çok hâkim greko-latin kültüründe çağrıldığı şekli olan “Hermes” ismiyle şöhret bulmuştur. Felsefe tarihinde, bilim tarihinde ve edebiyat tarihinde mitolojik ve yarı-mitolojik bir görünüm altında karşımıza çıkan bu figürün dinler tarihi sahasında bir peygamber ile özdeşleşerek daha tarihsel bir zemine oturduğu göze çarpar."

"“Hermes” motifinin bütün kültür ve medeniyetlerde asgarî şu üç özelliğe sahip oluşta birleştiklerini de görürüz. Onun ne kadar evrensel bir kimlik olduğunu ispatlayıcı bu özellikler şunlardır:
a-) Bir şekilde Tufan’la beraber anılır; Yâni ya ondan önce veyahut sonra yaşamıştır.
b-) Bütün kültürlerde seçkin, bilgili, nebî veya velî bir kişiliği vardır.
c-) En dikkat çekici olanı da bütün geleneklerde onun yüce bir makâma çıkmış olması, ölmemesidir."

Satış Noktaları