Huzur Defteri 2

Huzur Defteri 2

Cenâb-ı Hakk cennetteki nimetleri tavsif ederken mü’minlerin birbirleriyle konuşmalarını, sohbet etmelerini de nazarlarımıza vermiştir. Efendimiz’in(sas) sohbetine dâhil olanlara “ashâb” denilmiştir. Sohbet etmek; kolay bir amel değildir çünkü sohbet ilâhî irşâdın üslubu ve sünnet-i seniyyenin bizlere intikal eden en önemli unsurudur.

Dînimizin ve dînimizin esas kaynaklarından beslenerek kurulmuş güzide medeniyetimizin anlatılması, anlaşılması ve nesilden nesile aktarılmasında sohbet kültürü çok önemli rol oynamıştır. Huzur Defteri II mürşid huzurundan ve sohbetinden günümüze kadar gelen sözlü mirası siz kıymetli okurlarımıza aktarmaktadır.

Kitabı okurken tarihe mâl olmuş pek çok önemli hâdiseye şâhitlik edecek, bunun yanı sıra Hazret-i Pîr Sünbül Sinan Âsitânesi, Hazret-i Pîr Muhammed Nûreddin Cerrâhî Âsitânesi ve sâir dergâhlarda yaşananlara tanık olacaksınız. Fevkalâde ve fevkalbeşer bazı hâlleri okurken, menkıbe ve kıssaların hikmet boyutunu satır aralarında bulacaksınız.

Anlatılanlara inanıp inanmamak sizin bileceğiniz iş. Ama bu anlatılanların mânâsını anlamamak hatta daha da ileriye gidip inkâra yeltenmek sizinle bizimle olmayacak bir iş. İyi düşünüp iyi kararlar verelim, kendi medeniyetimizin zenginliğini geliniz bir de bu Huzur Defteri’nde beraberce keşfedelim.


Kitaptan Alıntılar

"Maksadımız bir şahsı veya bir meşrebi medh ü senâ etmek yani övmek değildir. Yaşanmış olan hâdiseler üzerinden hayatımızın hakîkatini keşfetmektir."

"Hak yoluna hak ve hakîkatle davet eden herkes başımızın tâcı kabul edilmelidir."

"Büyük velîler ve onların peyderpey dünya sahnesine gönderilmesi, sırat-ı müstakîme erişebilmemiz için Cenâb-ı Hakk'ın lûtfudur."

"Meczuptan mürşid, deliden hoca olmaz. En büyük delilik kendisinden başka âlim olmadığını zannetmek ve böylece herkesin fevkinde olduğunu düşünmektir."

"Celâl Ökten diye bilinen meşhur Celâl Hoca hakkında şu mevzuyu Fahreddin Efendi Hazretleri özellikle zikredermiş: Celâl Hoca, Osmanlı medreselerinde okumuş, daha sonraları da İslâmî tedrisat sahasında, imam-hatiplerin açılmasında öncülük etmiş mühim bir şahsiyettir. Tarikât-ı Cerrâhiyye'ye intisab etmeden evvel rüyalarını tâbir ettirmek gayesiyle meşhur mesnevîhan, Mesnevî şarihi Tâhirü'l-Mevlevî Hazretleri'ne anlatırmış. Cerrâhiyye'ye intisab etmesinden birkaç sene sonra Tâhirü'l-Mevlevî kendisine gelip rüya anlatmaya başlamış. İşte Hz. Pîr'in 'ebu'l-füyûzât' oluşuna en güzel delillerden birisi Celâl Hoca'nın vasfıdır."

Satış Noktaları