skip to Main Content
İslam’da Ahlak Ve Ahlak Ekolleri

İslam’da Ahlak ve Ahlak Ekolleri

“Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim.”

“Din, güzel ahlaktır.”

Hz. Muhammed (sav)

Ahlak, beşere insanlık ve eşref-i mahlukatlık yolunda rehberlik eden başlıca değerlerinden biridir. Kişilere ve toplumlara değer kazandıran; onları güvenilir, itibarlı ve şerefli kılan; şahsî ve içtimaî hayatı düzenleyen ana unsur güzel ahlaktır. Hadis-i şeriflerde de Peygamber Efendimizin (sav) çokça zikrettiği güzel ahlak, bu özellikleriyle en önemli değer,hatta ibadet kabul edilir.

Bilindiği üzere her toplumun, her kavmin kendine göre bir ahlakı vardır. Hatta tarihin çeşitli dönemlerinde belirli işlerde tutulan ahlakî yöntemlerin bazı değişikliklere uğradığı da görülür. O halde ahlak değişken midir?

Tasavvuf kültürü ve tarihi alanında önemli bir araştırmacı ve akademisyen olan Prof. Dr. Süleyman Uludağ, İslam’da Ahlak ve Ahlak Ekolleri’nde, “Ahlak nedir?”, “Kültürden kültüre değişir mi?”, “Tasavvufun ve felsefenin ahlaka bakış açısı nasıldır?” sorularına geneldeİslamî, özelde ise tasavvufî ve felsefî açıdan cevaplar sunuyor. İslam ahlakının mahiyeti ve esasları, manevî arınmanın nasıl başladığı ve ilerlediği, tasavvufî bağlamda ahlak öğretilerinin hangi temeller üzerine inşa edildiği gibi merak edilen konulara ve aslında insanlığın özünü oluşturan ahlak anlayışının insan hayatına nasıl yansıdığına dair kuşatıcı bir bakış ortaya koyuyor.

Ahlak, toplumu ve insanı inşa eden temeldir. Tasavvufî terimle “edep”de, bu temelin “süsü”dür.

İslamda Ahlak ve Ahlak Ekolleri

Kitaptan Alıntılar

“Huy dediğimiz ahlakın değişmesi belli bir usul dâhilinde nefsin eğitilmesi suretiyle gerçekleşir.”
-“Eğer huylar ve ahlak değişmez olsaydı Yüce Allah'ın peygamberler ve kutsal kitaplar göndermesinin, kötü huyları terk edip iyi huylar edinmeyi emretmesinin ne anlamı olurdu?”
-"Benim huyum bu, huyum kurusun ne yapayım, ben değişmem" sözü, iradesini kullanmak istemeyen tembel, gevşek, aciz ve zayıf kişilerin mazeretleridir; kendilerini avuttukları miskince bir bahanedir.”
-“Başkaları hangi şekilde fetva verirlerse versinler sen fetvayı kalbinden iste.” Hadis-i Şerif
-"Yüce Allah insanın bedenine ve ruhuna pek çok yetenekler vermiştir. İnsanın beden, ruh, akıl, zekâ ve zihinle ilgili kabiliyetleri sayılmayacak kadar çoktur. İnsan potansiyel olarak kendisinde mevcut olan bu kabiliyetleri veya yapısına ve doğasına uygun düşen birkaçını veyahut birini en yüksek seviyede gerçekleştirmek için bu dünyaya gelmiştir."
-"Her türlü kötü huylardan arınmaya: Hakk'ın seni sende öldürmesi, her tür iyi huylar edinmeye de: Hakk'ın seni kendisiyle diri kılmasıdır," Cüneyd-i Bağdadi
-"Kırsal hayat ve tabiat, hisleri, kalbi ve vicdanı besler. Hisler zekâya oranla masumdur, saftır."
-"Ehl-i edep arasında edebi terk, edeptendir,” zira edep resmiyet, muhabbet samimiyet anlamına gelir. Resmiyetin olduğu yerde samimiyet tam olmaz.

Satış Noktaları

Back To Top