skip to Main Content
Kur’an’ı Okumak Ve Anlamak

Kur’an’ı Okumak ve Anlamak

Avrupa ve Amerikasıyla Batı dünyası hızla Müslümanlaşıyor… Bunda Gazzâlî’nin katkısı çok büyük… Çünkü Batı’da en çok okunan kitapların başında onun eserleri geliyor… Elinizdeki kitap dâhil, Gazzâlî’nin hemen hemen bütün kitapları Batı dillerine çevrilmiş bulunuyor. Ayrıca Gazzâlî, hakkında en çok tez yapılan ve kitap yazılan bir İslâm âlimi unvanını koruyor…

İşte bu eserde, böyle güçlü bir âlim ve çok değerli bir sûfînin kaleminden Kur’ân’a nasıl bakılması, nasıl okunması ve nasıl anlaşılması gerektiğini okuyacaksınız…

Bu eserle birlikteartık Kur’ân’ı daha bir duyarak, daha bir duygulanarak, daha bir ürpererek okuyacak, okudukça çok daha fazla mânevî haz alacak ve rûhen kanatlandığınızı hissedeceksiniz…

Kuranı Okumak ve Anlamak

Kitaptan Alıntılar

- "Secdenin en azı, alnı yere koymaktır; en mükemmeli ise, kişinin tekbir alarak secdeye varması ve secdede okuduğu âyete uygun bir dua etmesidir."
- "Tek bir amelde (Allah için yapılan bir ibadet, hayırlı bir iş, hayırlı bir harekette) kişinin on iyi niyeti olsa, on sevaba birden nâil olur."
- "Hz. Osman çok fazla okumasından dolayı iki Mushaf eskitmiştir. Sahâbenin çoğu her gün Mushaf’tan okur ve Mushaf’a bakmadan günlerini geçirmeyi hiç istemezlerdi."
- "Bir gece Peygamberimiz aleyhisselâm, yanında Hz. Ebûbekir ve Hz. Ömer’le birlikteyken Hz. Abdullah ibn Mes’ûd’un Kur’ân okuyuşuna kulak verdiler ve hayli süre durup dinlediler. Ardından Peygamberimiz aleyhisselâm şöyle buyurdu:
Kim Kur’ân’ı vahyedildiği tazeliğiyle okumak istiyorsa,
Abdullah ibn Mes’ûd’un okuduğu gibi okusun! Müsned, Neseî"
- "Kur’ân’ın buyruklarına göre davranmayın kimseler, Yüce Allah’ın şu âyetinin hedefi olurlar:
'Onlar onu kulak ardı ediyorlar,
onu az bir dünyalığa değişiyorlar.
Yaptıkları bu alışveriş ne kadar da kötü!' Âl-i İmrân, 3/187"
- "Eğer kişi, saf, tertemiz kalpli insanlar gibi hüzünlenip ağlayamıyorsa, kendisinin böyle bir hüzün ve gözyaşından mahrum oluşuna ağlasın! Çünkü musibetlerin en büyüğü budur!"
- "Dilin payına düşen, harfleri düzgün bir şekilde telaffuz ederek açık, net ve anlaşılır bir okumadır. Aklın payına düşen, anlamları kavramaktır. Kalbin payına düşense, öğüt alma, yasaklardan etkilenme ve istenenleri uygulamaya koymadır. Demek ki dil okur, akıl anlar ve kalp öğüt alıp uygular."

Satış Noktaları

Back To Top