skip to Main Content
Mesnevı-i Şerıf

Mesnevı-i Şerıf

Hz. Mevlânâ, yaşadığı dönemde “Bizden sonra Mesnevî şeyhlik edecek ve arayanlara doğru yolu gösterecek; onları yönetecek ve onlara önderlik edecektir,” der. Bu sözden alınan ilham ile,Mesnevî’nintarih boyunca birçok tercümesi ve şerhi yapılmıştır. Süleyman Mehmed Nahîfî (v. 1738) inananların el kitabı olan bu eserin, aynı aruz vezninde manzum olarak tamamını tercüme eden ilk kişidir. Bu çalışma da, onun bu tercümesinin Âmil Çelebioğlu tarafından yapılan sadeleştirilmiş metnini ihtiva etmektedir.

“Bin yıllık Türk kültür tarihinin en büyük simalarından biri olan Mevlânâ; büyük bir âlim, derin bir sûfî ve iyi bir şairdir. Anadolu’da halkın en sıkıntılı dönemlerinde Allah’ın lütfu olarak ortaya çıkıp halkın birlik ve beraberliğini sağlamış, kaynaşma ve birleşmesini temin etmiş sorumlu ve duyarlı bir insandır. O, aynanın güneşi aksettirmesi gibi pınarından içtiği sevgiyi bizlere aksettirmiş; muhabbeti, insan sevgisini, affı, merhameti, inanmayı, bağlanmayı, gönlü bu haz ile temizlemeyi kucak kucak sunmuştur. Onun bu olumlu katkıları tüm zamanlara hitap eden Mesnevî‘siyle hâlâ devam etmektedir. Hayatın sırlarını barındıran bu büyük Farsça manzum eserin birçok Türkçe tercüme ve şerhi vardır. Bu tercümelerden biri olan 18. yüzyıl şairlerinden Süleyman Nahîfî’nin (1151/1738-39) manzum tercümesini Prof. Dr. Âmil Çelebioğlu bugünkü alfabeye aktararak istifadeye sunmuştur.” Prof.Dr. Nihat Öztoprak

Mesnevı-i Şerıf

Kitaptan Alıntılar

"Kalbi uyanık olanın, başındaki gözü uyusa da gönlünde yüzlerce göz uyanır."
"Gülmeler, ağlamalarda gizlidir. Ey saf ve temiz kişi, defineyi yıkık yerlerde ara."
"Kimin kalbinde kapı açılırsa gönül göğünde yüzlerce güneş görür."
"Biz yokluk içinde yokluğuz. O tek bir padişah. Toz gibi kudretinin önünde mahvolmuşuz."
"İnsanoğlu dilinin altında gizlidir. Bu lisan, can kapısının perdesidir."
"Düşüncen gülse sen gül bahçesisin, düşüncen dikense külhanı doldurursun."
"Hazinenin içindekinin kıymeti, onun anahtarının çokluğundan belli olur. Ey imtihan olunan kişi, maksadın yüceliği de yolun meşakkatinden ve yol kesicilerin korkusundan anlaşılır."
"Hasılı yokluk, Hak sanatının mahzenidir. Her an ondan bunca ihsanlar gelir. Cenâb-ı Hakk, şaşılacak şeyler yaratıp ve ibda edici Hakk, aslı ve istinadı olmadığı halde fer'i halkeder."
"Güneşin harareti ve bulutun gözyaşı olmasaydı cismimiz gelişip semirmezdi. Eğer bu hararet ve ağlayış asıl olmasaydı bu dört mevsim böyle muntazam olmazdı. Güneşin harareti ve bulutun ağlaması nasıl her an cihanı rızıklandırıyorsa sen de akıl güneşini hararetlendir, gözünü bulut gibi yaşlandır."
"Sabır, iman yüzünden baş tacı olur. Bundan dolayıdır ki sabrı olmayanın imanı da yoktur."
"Cihan dağdır, yaptıklarımız ses, başına gelenler o sesin yankısıdır."
"Susuzlar suyu arar, su da susuzları."
"Geçmişe üzülmek, gelecekten tedirgin olmak, Allah’la arandaki perdedir. O perdeyi ateşe at ki ardından Allah görünsün."
"Başına gelen eziyetler artıyor değil mi? Buğdayı başak olsun diye toprağa attılar. Değirmende un olsun diye ezdiler. Ekmek oldu. Dişleri ile ezdiler. Ezil ki can olasın. Can veresin."

Satış Noktaları

Back To Top