skip to Main Content
Tasavvufa Giriş

Tasavvufa Giriş

Tasavvufa Giriş, adı üzerinde, İslam dünyasının kültür hafızasını oluşturan başlıca alanlardan biri olmasına rağmen tasavvufun mahiyetinin oldukçamerak edilmesine dair bir giriş kitabı. “Tasavvuf nedir, nasıl bir ilimdir ve hatta bir ilim midir?”, “Tasavvuf bugünün insanına neler söyler?” sorularının cevaplarını arayan, bu soruları soranlarla söyleşen; “içeriden” bakan bir çalışma. Bu yönüyle okuru bekleyen, akademik mesafesi olan, bilimsel bir ölçülülük içinde ilerleyen (ve hadi itiraf edelim) sıkıcı bir kitap değil; aksine sıcak, çarpıcı, kana karışan, kalbe dokunan bir eser.

Satır aralarında özellikle modern eğitimden geçmiş, kafası haliyle bir parça karışık okur için sürprizlerle, beklenmedik yeniliklerle dolu olup Niyâzî-i Mısrî Hazretlerinden bahsederken aynı hızla kuantum fiziğine geçebilen, psikiyatriden dem vururken fenâ makamını söz konusu edebilen kıvrak, disiplinlerarası bir çalışma olan bu eser; bu yönüyle, bütün insanî ilimleri, bütün beşerî disiplinleri aynı potada eritmeyi deneyerek tasavvuf mektebinin tevhid ilkesini; üslubuyla, tınısıyla da hatırlatıyor.

“Tasavvufî bilginin mahiyeti nedir?”, “Seyr u sülûk nasıldır?”, “Mürşid kimdir?”, “Ledünnî bilgi nedir?” gibi, tasavvufun ana konularını bir de, hem maddî hem manevî dünyamızın dinamiklerini yorumlamada istisnaî bir isim olan Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç’tanokuyoruz.

Tasavvufa Giriş

Kitaptan Alıntılar

Allah güzeldir, güzeli sever ibaresi üzerine bir sanat felsefesi bina etmiştir sufiler. Tabi ki buradaki güzel Freudyen manada bir güzel değildir. Yapılması gereken güzellikleri ortaya çıkarmaktır. […] Sanat sufi açıdan “Hakiki Varlık” ile bağlantılı bir şey olmaktadır. Arızî değildir. Herden güzel olanla irtibatlı olduğunda gerçek sanatçı olunur. Başka bir ifade ile sanatkârlık “EL CEMİL” isminin hakikatine ermektir. Tasavvufta realizasyon fikirler teâtisi neticesi bir bilginin sende oturması vardır. Bu diyalektik değildir. İs¨te sanat bu irtibatın ardından bir tahakkuk eylemidir. Tasavvufun şiir, musiki, mimari gibi İslâm sanatlarının doğuşuna kaynak olduğunu görürüz. Sanat ancak yontulup işlenip bir hâle sokulan, bir makama konulan insan tarafından icra edilebilir. Alt kademeler kesiftir, yoğundur. Kişi manen yükselmeyle beraber latif duygulara sahip olur ve o incelikler eserlerde tezahür eder …”

Satış Noktaları

Back To Top