Yirminci Yüzyılda Bir Veli

Yirminci Yüzyılda Bir Veli

“Bu kitap okurundan tek bir şey ister; ‘Ruh halleri’ne karşı samimi bir ilgi.”
Martin Lings

 “Böyle manevî bir rehberle karşılaşmak yirminci yüzyılın ortasında bir Ortaçağ azizi yahut Sâmi peygamberlerden biriyle yüz yüze gelmek gibidir. Birkaç ay önce Müstaganem’de vefat eden tasavvuf büyüklerinden Şeyh Ahmed el-Alavî ile karşılaştığımdaki intibam da böyle oldu. Kahverengi cellâbesi ve beyaz sarığı, gümüş rengi sakalı ve sanki ondaki mübarekliğin ağırlığıyla aşağı doğru sarkmış uzun elleriyle, Efendimiz Halil İbrahim’in zamanından kalma saf ve kadim bir havayı etrafa yayıyordu.”
Frithjof Schuon 

“Velayeti Ortaçağ sufilerinin altın çağını hatırlatan bir zatın [Şeyh Ahmed el-Alavî] hayatı üzerine bir başyapıt. Belgelere dayalı bu kitapta Dr. Lings pek çok nadir kaynağa başvuruyor ve önemli bir takım orijinal katkılarda bulunuyor.”
A.J. Arberry

Bir bilgenin kaleminden, çağımızın büyük mürşidlerinden Şeyh Ahmed el-Alavî’yi anlatan nadide bir eser. Yirminci Yüzyılda Bir Veli, insanlık tarihinin dinle en az alakalı bir döneminde, arayanlara, hatta ne aradığını bilmeden arayanlara, hatta ve hatta aradığını bilmese bile arayanlara yol gösteren bir deniz feneri mesabesindedir. Martin Lings’in en rağbet gören eserlerinden biri olmasının sebebi de budur. Ödüllü siret kitabıyla Türk okurunun yakından tanıdığı Martin Lings’in Londra Üniversitesi Doğu ve Afrika Çalışmaları Enstitüsü’nde sunduğu doktora tezi olan bu kitap daha sonra kendisi tarafından kitaplaştırılmıştır. 

Yirminci Yüzyılda Bir Veli’de sadece bir bilgenin kaleminden bir veliyi tanımakla kalmayacak, ruhunuzun tasavvufun ışığında tazelendiğini hissedeceksiniz. 

Yirminci Yüzyılda Bir Veli

Kitaptan Alıntılar

"Tasavvuf, kişinin kendini nefsinin ötesine taşımasının, egosunu aşmasının yani ruhunu nefsinden yukarı çıkarmasının İslamî yoludur."
"İslam'da müşahede-i irfan, müşahede-i aşktan üstündür ve mutasavvıf esasında arif-i billahtır."
"Tasavvuf, iki tarafı fitne, vesvese ve meşgale çalılarıyla kaplı bir patikadan ziyade, ıssız bir çölü boydan boya kateden bir yol gibidir."
"Akl-ı selim sahibi her insan zikrettiği ismin ruhunda bıraktığı izin farkındadır ve eğer bunu kabul edersek, İsm-i ilahinin de diğer isimlerin yaptığı gibi ruhta bir tesir bıraktığına inanmak durumundayız. Her isim ruhta ona karşılık gelecek bir iz bırakır."
"Âlem-i Hakk'ın varlığını idrak edebilmemiz için duygularımızın perdeleri kenara çekilmelidir. Geriye insana şuurunun berraklığı şeklinde sirayet eden küçük bir pıhtı kalır."
"Eşya zıddı içinde saklıdır. Zıtların varlığı olmasaydı, Allah'ın eşyayı zıddıyla yaratma sıfatının tecellisi de olmazdı."
"Hakk kullarına çeşitli suretlerde görünse de, kullarının diğer tecelligâhlarından gafil olmaları gayretine dokunur; çünkü kulların bağlandıkları mahdud suret ekseriyetle çok kısa sürede zail olacak bir şeydir."
"Eğer arif durduğu her yerden ve döndüğü her yönden Allah'ı bilmezse marifetullaha sahip değil demektir."
"Vuslatın bekası bir bakıma 'ayrılık'ta bile her zaman sürdürülür; çünkü harf nerede olursa olsun, daima mürekkebiyle beraberdir."
"Her kim ki kendinden başka şeyde Allah'ı arar, yolunu hedefinden çok uzağa saptırmış olur."

Satış Noktaları